İçişleri Bakanlığı, Türkiye'de yatırım yoluyla vatandaşlık kazanılması süreçlerinde gerçekleştirilen denetimlerin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yapılan kapsamlı incelemeler sonucunda, sahte raporlar sunduğu veya usulsüz işlemler gerçekleştirdiği tespit edilen 1.413 yatırımcı ve aile üyeleriyle birlikte toplam 6 bin 134 kişinin vatandaşlık kararının iptal edildiği açıklandı.

Usulsüzlükler Yakından Takip Ediliyor

Denetim süreçleri kapsamında, ekspertiz raporlarında hileli yöntemlere başvurduğu belirlenen 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi askıya alındı. Bu kişilerin yanı sıra, 5 bin 391 aile ferdinin de vatandaşlık hakları geri alınarak süreç sonlandırıldı. Bakanlık, millî güvenlik ve kamu düzenine aykırı faaliyet gösteren 263 yatırımcı ve 743 aile mensubunun da vatandaşlık işlemlerini iptal etti.

Söz konusu başvuruların değerlendirilmesinde, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu temel alınarak titiz bir çalışma yürütüldüğü vurgulandı. Emniyet Genel Müdürlüğü ile Millî İstihbarat Teşkilatı tarafından gerçekleştirilen derinlemesine arşiv araştırmaları, usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasında kritik rol oynadı. Belirlenen tüm yasa dışı faaliyetlerin ve suistimal iddialarının adli makamlara intikal ettirildiği kaydedildi.

Soruşturmalar Çok Boyutlu Sürüyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yönetilen soruşturmalarda ise muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden vatandaşlık elde eden gruplar mercek altına alındı. Bu çalışmalarda, yasal gereklilikleri karşılamayan 1.070 kişinin daha vatandaşlık hakkının iptali sağlandı. 11 Şubat tarihinden itibaren yoğunlaştırılan denetimler, yatırım uygunluk belgesi iptal edilen toplam 458 ana yatırımcı ve beraberindeki 1.393 kişinin vatandaşlığının tamamen sonlandırılmasıyla sonuçlandı.

Devletin sunduğu vatandaşlık imkanlarının, kanuni esaslara uygun şekilde kullanılması hususunda denetimler sürecek. Yatırım yoluyla vatandaşlık başvurularında, sadece mali yeterlilik değil, aynı zamanda güvenlik ve mevzuat uyumu da esas alınıyor. İlgili kurumlar, vatandaşlık süreçlerinin şeffaflığını korumak ve suiistimali önlemek için dijital altyapılarını güçlendirmeye devam ediyor. Belge sahteciliği yapan ve kamu güvenliğini tehdit eden unsurlara yönelik adli süreçler, hukuk kuralları çerçevesinde kararlılıkla işletiliyor.