Türkiye'nin yaş meyve ve sebze sektöründeki yükselişi, şeftali ve nektarin ihracat rakamlarına da doğrudan yansıyor. Ocak-Ağustos 2026 dönemini kapsayan veriler, dış satımın bir önceki yılın aynı dönemine göre rekor seviyede arttığını ortaya koyuyor. Söz konusu dönemde 146,7 milyon dolar olan ihracat geliri, bu yıl 343,4 milyon dolara yükselerek büyük bir başarıya imza attı.

Miktar bazında bakıldığında ise yüzde 124'lük bir artışla 184 bin 356 tona ulaşan ürün sevkiyatı, Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü gözler önüne seriyor. Bu performansla şeftali ve nektarin, yaş meyve kategorisinde mandalinanın ardından en çok ihraç edilen ürün grubu haline geldi.

Dış Satımda Yeni Hedef 500 Milyon Dolar

Üreticiler ve ihracatçılar, sezon başlangıcında 250 milyon dolar olarak belirlenen hedefi şimdiden geride bıraktı. Yılın tamamlanmasıyla birlikte toplam gelirin 400 milyon dolar barajını aşması bekleniyor. Orta ve uzun vadeli hedefler ise 500 milyon doları geçerek Türkiye'nin tarımsal ihracat hacmini daha üst seviyelere taşımak olarak açıklandı.

Sektör temsilcileri, üretimdeki istikrarın önemine dikkat çekiyor. Türkiye, son 22 yılda üretim teknolojilerinde ve verimlilikte kaydettiği ilerleme ile 1 milyon tonun üzerinde rekolte kapasitesine ulaştı. İklim koşullarının olumlu seyrettiği 2026 sezonu, ürün kalitesini ve buna bağlı olarak ihraç fiyatlarını da destekledi. Ton başına elde edilen döviz gelirindeki yüzde 4'lük artış, küresel pazarda Türk ürünlerine olan talebin niteliğini de gösteriyor.

Rusya ve Irak Pazarı Domine Ediyor

Türk şeftali ve nektarinine en büyük talep Irak ve Rusya Federasyonu'ndan geliyor. Şeftali ihracatında 72,5 milyon dolar ile Irak zirvede yer alırken, Rusya 65,5 milyon dolarlık alımla ikinci sırada bulunuyor. Nektarin özelinde ise Rusya pazarı 97 milyon dolarlık hacimle liderliğini koruyor.

Toplamda 60'tan fazla ülkeye ulaşan bu ürünler, Ukrayna ve Romanya gibi ülkelerde de pazar payını artırıyor. Türkiye, dünya üretimindeki üçüncü sırasını korurken, lojistik avantajlarını ve ürün çeşitliliğini kullanarak Avrupa ve Orta Doğu'daki ağırlığını daha da artırmayı planlıyor. Önümüzdeki dönemde yeni pazarlara giriş stratejileri ve katma değerli ürün projeleriyle, meyve ihracatının milli ekonomiye katkısının sürdürülebilir kılınması hedefleniyor.