İşgal altındaki Batı Şeria'nın El-Halil kentinde yer alan Harem-i İbrahim Camii, bir kez daha ibadete kapatıldı. Yahudi bayramları nedeniyle uygulanan bu karar, sadece bir hafta içinde gerçekleştirilen ikinci kısıtlama olarak kayıtlara geçti. Bölgedeki Filistinli kaynaklar, camiye yönelik bu sistematik baskının ibadet özgürlüğünü ciddi biçimde ihlal ettiğini belirtiyor.
Filistin Vakıflar ve Dini İşler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, camide ezan okunmasına yönelik yasağın 90 gündür aralıksız devam ettiği duyuruldu. 21 Haziran tarihinden bu yana hoparlörlerden ezan sesi yükselmesine izin verilmiyor. Ayrıca, camiye giriş yapmak isteyen Müslümanlar da çeşitli güvenlik noktalarında bekletilerek engelleniyor.
İbadet Hakkına Yönelik Kısıtlamalar
Bakanlık verilerine göre, 2026 yılı başından bu yana Harem-i İbrahim Camii'nde ezan okunması yüzlerce kez engellendi. Özellikle ağustos ayında 155 kez uygulanan yasak, engelleme girişimlerinin giderek yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Yahudi yerleşimcilerin bayram dönemlerini bahane eden işgal güçleri, caminin kapılarını kapatarak Müslümanların girişini tamamen durduruyor.
Geçmişten Günümüze Bölünmüş Statü
Harem-i İbrahim Camii'nin bugünkü durumu, 1994 yılındaki kanlı saldırıya dayanıyor. Baruch Goldstein adlı teröristin namaz kılan Müslümanlara yönelik gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda 29 kişi şehit olmuş, yüzlerce kişi yaralanmıştı. Bu trajik olayın ardından cami, mekan olarak Müslümanlar ve Yahudiler arasında bölünmüştü.
Bölünme kararıyla birlikte Müslümanların ibadet alanları daraltılırken, caminin yönetimi ve giriş-çıkış kontrolleri işgal güçlerinin eline geçti. Filistinli yetkililer, caminin tamamının Müslümanlara ait olduğunu hatırlatarak uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırıyor. Dini mekanlara erişimin engellenmesi, bölgedeki gerilimi tırmandıran temel faktörler arasında yer alıyor.
Vakıflar Bakanlığı, camideki kutsal statünün korunması ve tüm Müslümanların ibadetlerine hiçbir kısıtlama olmadan devam edebilmesi için diplomatik çabaların sürdürüleceğini ifade ediyor. Mevcut uygulamalar, hem ibadet hakkını kısıtlıyor hem de tarihi mekanın özgün dini kimliğine yönelik saldırı olarak nitelendiriliyor.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.