Türkiye’nin yerli maden üretimi alanındaki en büyük oyuncularından biri olan Eti Bakır, ülke ekonomisine güç katacak stratejik hamlelerini hızlandırdı. Şirket, Elazığ, Çanakkale ve Sinop illerinde hayata geçirdiği üç yeni üretim sahası için toplamda 2,2 milyar dolarlık yatırım bütçesi ayırdı. Bu projelerle birlikte Türkiye'nin yerli kaynaklarla bakır ihtiyacını karşılama kapasitesi önemli ölçüde yükselecek.

Bakır üretimi yatırımları kapsamında Elazığ’ın Maden ilçesindeki tesis, bu ay itibarıyla geçici faaliyet belgesini alarak üretime başladı. Yaklaşık 800 milyon dolarlık yatırımla kurulan bu saha, bölgede 700 kişilik istihdam imkanı oluşturuyor. Yıllık 1 milyon ton tüvenan cevherin işleneceği tesiste, döngüsel ekonomi modelleri uygulanarak pirit gibi atıklardan kobalt ve çinko gibi değerli metallerin geri kazanılması hedefleniyor.

Yeni Tesislerle Artan Kapasite

Şirket yönetimi, Türkiye'de madencilikte katma değerli ürün üretimine büyük önem veriyor. Samsun’daki izabe ve elektroliz tesislerinde gerçekleştirilen kapasite artışıyla, yıllık katot bakır üretimi 70 bin tondan 90 bin tona ulaştırıldı. Bu artış, yerli madenlerin ham madde olarak ihraç edilmesi yerine ülke içinde işlenerek ekonomiye daha fazla değer katmasını sağlıyor.

Çanakkale'deki Halilağa Bakır Madeni ise yıl sonunda faaliyete geçmeye hazırlanıyor. 600 milyon dolarlık yatırımla kurulacak tesis, tam kapasiteye ulaştığında yıllık 6 milyon ton cevher işleme kapasitesine sahip olacak ve bölgede 1.000 kişiye doğrudan iş imkanı tanıyacak. Benzer şekilde, Sinop Boyabat'taki üretim sahası için de 600 milyon dolarlık yatırım süreci devam ediyor.

Sektörel Büyüme ve Satın Almalar

Eti Bakır, yeni tesislerin yanı sıra grup bünyesine kattığı Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik ile faaliyet alanını genişletti. Bu yıl tamamlanan 1,8 milyar dolarlık satın almalar, şirketin üretim verimliliğini ve teknolojik altyapısını güçlendirdi. Özellikle altın üretiminde Türkiye'nin en büyüklerinden biri olan Anagold Madencilik, 3 bin kişilik istihdam kapasitesiyle yerel kalkınmaya önemli bir destek sunuyor.

Madencilik faaliyetlerinin ötesinde, şirket Türkiye’nin kültürel mirasına da katkı sağlıyor. Yürütülen arkeolojik kazılara destek veren programlar, toprağın altındaki madenlerin yanı sıra tarihsel geçmişin gün yüzüne çıkarılmasına da olanak tanıyor. Yerli kaynakları en verimli şekilde değerlendirmeyi hedefleyen şirket, önümüzdeki dönemde de yeni teknoloji yatırımlarıyla Türkiye'nin maden üretim hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceğini vurguluyor.