Dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı Ed Sheeran'ın devam eden Kuzey ve Güney Amerika turnesi, sanatçı Macklemore ile yaşanan krizin ardından yeni bir boyut kazandı. Rapçi Macklemore'un sahne performansları sırasında Filistin'e destek veren açıklamalar yapması ve ardından turne programından çıkarılması, müzik dünyasında geniş yankı uyandırdı. Bu gelişmenin ardından dört farklı sanatçı veya grup, dayanışma göstermek amacıyla turne kapsamındaki sahne programlarından çekildiklerini açıkladı.

Yaşanan gerilimin merkezinde, sanatçıların ifade özgürlüğü ile ticari ve organizasyonel kısıtlamalar arasındaki çatışma yer alıyor. Macklemore, katıldığı bir konserde "Özgür Filistin" sloganı atmasının ardından bazı mekanların kendisiyle çalışmak istemediğini ifade etmişti. Sheeran ise bu durumun kendi kararı olmadığını, organizatörlerin tercihi olduğunu belirterek sorumluluk almaktan kaçındı. Sanatçı, tarafsız kalmaya çalıştığını ve turne ekibini zor durumda bırakmak istemediğini ifade ederek süreci yönetmeye çalışıyor.

Sanatçılardan tepki dolu ayrılık kararları

Sheeran'ın turnesinden çekilme kararı alan Aaron Rowe, Beoga, Lukas Graham ve Finneas gibi isimler, sosyal medya hesapları üzerinden kararlarını duyurdu. Sanatçılar, temel hakların ve insani duruşların ticari kaygılarla susturulmaması gerektiği mesajını verdi. Özellikle Finneas, ezilenlerin yanında duran sanatçıların engellenmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek turne takviminden ayrıldığını resmileştirdi.

Danimarkalı grup Lukas Graham, sürecin kendileri için zorlayıcı olduğunu ancak paranın sanat üzerindeki kontrolüne karşı çıkmak zorunda hissettiklerini vurguladı. İrlandalı grup Beoga ise kendi tarihsel süreçlerine atıfta bulunarak Filistin konusundaki adalet arayışlarını sürdüreceklerini belirtti. Bu ayrılıklar, Sheeran'ın "tarafsızlık" iddialarının sektör içindeki diğer profesyoneller tarafından sorgulanmasına yol açtı.

Macklemore ve organizasyon krizi

Tartışmaların bir diğer ayağını ise turnenin finansal ve yönetimsel yapısı oluşturuyor. New England Patriots'ın sahibi Robert Kraft gibi güçlü isimlerin, Macklemore'un söylemlerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmesi, sanatçıların sesinin kısılması iddialarını güçlendirdi. Macklemore ise antisemitizm suçlamalarını reddederek, İsrail'in askeri politikalarına yönelik eleştirilerinin insani bir temele dayandığını savundu.

Ed Sheeran, kendisine yöneltilen "suç ortaklığı" eleştirilerine karşı, farklı görüşleri barındıran bir platform olma hedefinde olduğunu savundu. Ancak sanat dünyasında yükselen sesler, ezen ve ezilen arasındaki bir çatışmada tarafsız kalmanın fiilen bir tarafı desteklemek anlamına geldiğini savunuyor. Konser iptalleri ve ayrılan sanatçılar, turnenin geri kalanında izleyici kitlesi ve kamuoyu nezdinde nasıl bir algı oluşturulacağını şimdilik belirsiz kılıyor. Turne süreci, hem müzikal performanslar hem de etik tartışmalarla anılmaya devam ediyor.