Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğini artırmak ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesini sağlamak amacıyla et ürünleri sektöründe kapsamlı bir düzenlemeye imza attı. Türk Gıda Kodeksi bünyesinde gerçekleştirilen bu güncelleme ile özellikle döner, sucuk ve köfte gibi temel gıda maddelerinin üretim süreçleri ve etiketleme standartları yeniden belirlendi.

Dönerde Yeni Kategorizasyon Dönemi

Düzenleme kapsamında döner ürünleri; yaprak, kıyma ve yaprak-kıyma olmak üzere üç ayrı kategoride sınıflandırıldı. Kıyma dönerlerde çiğ kırmızı et oranının en az yüzde 10 olması zorunlu tutulurken, yaprak-kıyma karışımlarında yaprak et oranının yüzde 60 seviyesinde korunması şartı getirildi. Üretim aşamasında fıstık, peynir, soya veya nişasta gibi dolgu malzemelerinin kullanımı ise tamamen yasaklandı.

Tüketicilerin satın aldıkları ürünün niteliğini tam olarak görebilmesi adına, döner çeşidini belirten ifadelerin ürün adıyla aynı punto ve renk özelliklerinde yazılması kararlaştırıldı. Ayrıca, ürün etiketlerinde "yüzde 100 dana eti" veya benzeri yanıltıcı kesinlik bildiren ibarelerin kullanımı da artık yasak kapsamında bulunuyor.

Köfte ve Sucuk İçin Yeni Kriterler

Köfte ve burger gibi kırmızı et karışımlarında protein tozu ve soya ürünlerine yer verilemeyecek. Baharat ve galeta unundan kaynaklanan nişasta miktarına ise yüzde 5 sınırı getirilerek ürün kalitesinin standartlaşması hedeflendi. Sucuk üretiminde ise mikrobiyolojik güvenliği sağlamak adına pH değerinin en fazla 5,4 olması zorunluluğu hayata geçirildi.

Kanatlı et ürünlerinde ise daha sıkı denetimler öngörülüyor. Özellikle kanatlı kıymalar ve bu kıymalardan hazırlanan karışımların, marketlerde yalnızca dondurulmuş formda sunulması kuralı getirildi. Ayrıca, çiğ kanatlı eti ambalajlarında pişirme sırasında iç sıcaklığın en az 72 dereceye ulaşması gerektiğine dair uyarı notu bulunması zorunlu kılındı.

Geçiş Süreci ve İşletmelere Tanınan Haklar

Eylül 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni tebliğ, mevcut üretim tesislerine uyum süreci için geniş bir takvim sundu. Faaliyetlerini sürdüren işletmeler, 31 Mart 2027 tarihine kadar gerekli altyapı düzenlemelerini ve etiket değişiklerini tamamlamakla yükümlü olacaklar. Bu tarihten önce üretilmiş ürünler, raf ömürlerinin sonuna kadar piyasada kalmaya devam edebilecek. Bu hamle, hem tüketicinin gıda güvenliğini üst seviyeye taşımayı hem de piyasada haksız rekabeti önlemeyi hedefliyor.