Emekli Hâkim Nusret Çiçek, uzun süredir gündemde olan anayasa değişikliği tartışmalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin yaklaşık bir asırdır yönetim ve hukuk sistemi üzerinden çeşitli arayışlar içinde olduğunu ifade eden Çiçek, mevcut düzenlemelerin ötesine geçilmesi gerektiğini savundu.

Çiçek, sadece metin bazlı değişikliklerin yeterli olmadığını, zihniyet düzeyinde bir dönüşümün şart olduğunu belirtti. Bir hukukçu perspektifiyle konuşan Çiçek, Osmanlı Devleti'nin uzun yıllar boyunca yazılı bir anayasa olmadan üç kıtada hüküm sürdüğünü hatırlatarak, mevcut anayasa süreçlerinin sorunları çözmek yerine çoğu zaman yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini ileri sürdü.

Hukuki sistemde köklü reform önerisi

Mevcut anayasanın bazı maddelerini değiştirmeyi yeterli görmeyen Çiçek, sistemin temelden ele alınması gerektiğini vurguladı. "Bana kalsa anayasayı kökten kaldırırım" ifadesini kullanan eski hâkim, özellikle Yargıtay ve Danıştay gibi üst yargı kurumlarının işleyişinde içtihat birliğinin sağlanmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Şu anki uygulamada benzer olaylarda farklı kararlar verilebildiğine dikkat çeken Çiçek, içtihat odaklı bir sistemin hukuk güvenliğini artıracağını savundu.

Laiklik ve inanç özgürlüğü üzerine görüşler

Konuşmasında laiklik kavramına da değinen Çiçek, bu kavramın inanç özgürlüğü ile doğrudan bir bağının olmadığını ileri sürdü. Laikliğin bir devlet rejimi olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunan Çiçek, bunun aksine inançlara yönelik kısıtlayıcı bir etkisi olduğunu iddia etti. Toplumun farklı kesimlerinin ayrıştırılmaması gerektiğini belirten Çiçek, Türkler ve Kürtler arasında bir ayrım gözetilmeden kapsayıcı bir zihniyetin benimsenmesi gerektiğini dile getirdi.

Son olarak, bir anayasa yapım sürecinde toplumsal değerlerin dikkate alınmasının önemini vurgulayan Çiçek, İslam'ın temel ilkelerinin sadeleştirilerek hukuki zemine taşınması halinde ülkenin daha huzurlu bir yapıya kavuşabileceğini öne sürdü. Siyasi bir pansuman yerine, devlet yönetimi anlayışının inanç ve tarihsel tecrübeyle uyumlu hale getirilmesinin, toplumun refahına katkı sunacağını ifade ederek sözlerini tamamladı. Toplumsal uzlaşı vurgusu yapan Çiçek, hukuki metinlerin halkın beklentileriyle örtüşmesinin kalıcı çözüm için en temel şart olduğunu yineledi.